MAL AYRILIĞI VE EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMLERİNE GENEL BAKIŞ İLE HESAPLAMADA HANGİ TARİHLERİN ESAS ALINACAĞI
Türk Medeni Kanunumuz 01.01.2002 yılında değişmiş olup, bu tarihten önce edinilen mallara 743 sayılı eski Medeni Kanun hükümleri, bu tarihten sonra edinilen mallara ise 4721 sayılı yeni Medeni Kanun hükümleri uygulanmaktadır.
Mal ayrılığı rejimi (katkı payı alacağı);
743 sayılı eski medeni kanunun yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı rejimini kabul etmiş olup, bu mal rejiminin tasfiyesi sonucunda oluşan alacağa “katkı payı alacağı” denilmektedir. Mal ayrılığı rejimi ile her eşin kendi malı sadece kendisine ait olmaktadır. Diğer eşin çalışarak ya da başka şekilde maddi katkısı var ise ve bunu ispat edebiliyor ise ancak katkısı oranında alacak hakkına sahip olmaktadır.
Burada ilk akla gelen soru, yıllar önce yapılan katkı miktarının, bugüne göre oldukça az olduğu, bu nedenle katkıda bulunan kişinin zarara uğraması olacaktır. Fakat hesaplama yapılırken, oranlama yapılarak bu haksızlığa uğrama durumunun ortadan kalkması sağlanmaktadır. Örneğin 25 yıl önce 50.000 TL’ye alınmış bir ev olsun. Diğer eşin bu evin alımında 5.000 TL katkısı olduğunu düşünelim. Bu durumda diğer eş evin alımına %10 katkı sağlamış oluyor. Evin dava tarihi itibari ile değerinin 5.000.000 TL olduğunu düşünelim, bu miktarın %10’u 500.000 TL olmaktadır. Sonuç olarak diğer eş 25 yıl önce vermiş olduğu 5.000 TL’yi bugün 500.000 TL olarak alacaktır.
Edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı, değer artış payı alacağı, denkleştirme alacağı);
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile birlikte 01.01.2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir.
Bu rejime ilişkin düzenlemeler TMK’nın 218-241 maddeleri arasında yer almaktadır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle seçimlik mal rejimlerinden birini kararlaştırmadıkları takdirde tabi olacakları rejim, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu karine “edinilmiş mal karinesi” dir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye (mal paylaşımı) davasının görülebilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması gerekmektedir. TMK’nın 225. maddesinde mal rejiminin sona erdiği haller düzenlenmiştir. Eşlerden birinin ölümü, eşlerin başka bir mal rejimini benimsemeleri, boşanma ve evliliğin iptali halinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi esnasında eşlerin birbirlerine karşı ileri sürebileceği bir takım alacak hakları vardır. Bunlar, değer artış payı alacağı, denkleştirme alacağı ve katılma alacağıdır.
Denkleştirme alacağı; bir eşe ait kişisel maldan edinilmiş mala ya da edinilmiş maldan kişisel mala yapılan katkıdır. Burada ayırıcı unsur bir eşin bir malından diğer malına katkı yapması, yani eşin kendi malları arasındaki katkıdır.
Değer artış payı alacağı; bir eş, diğer eşin kişisel ya da edinilmiş malına katkı yapmaktadır. Burada ise, bir eşin malından diğer eşin mallarına katkı yapılmaktadır.
Katılma alacağı; Eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktarın yarıya bölünmesi ile oluşan alacaktır.
Burada da, mal ayrılığı rejiminde olduğu gibi diğer eşin alacağı, oranlama yöntemi ile hesaplanmaktadır. Yıllar önce yapılan katkının bugün itibari ile değeri düşük kalacağından, diğer eşin hak kaybına uğramaması için oranlama yapılarak alacak miktarı hesaplanmaktadır.
Malın Hangi Tarihteki Değerinin Esas alınacağı;
Mal ayrılığı rejimlerinde, davacının alacağı miktar, malın dava tarihindeki değeri esas alınarak hesaplanmaktadır. Yukarıdaki örnekte 25 yıl önce alınan evin, davanın açıldığı tarihindeki değeri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Fakat dava tarihinden itibaren faiz işlemektedir. Y.8.H.D.2018/9188 E., 2019/3563 K. “dava konusu taşınmazın eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı kadın adına edinildiğine,….katkı oranı taşınmazın dava tarihindeki değeriyle çarpılmak suretiyle katkı payı alacağı hesaplandığına”
Edinilmiş mallara katılma rejiminde ise, karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alınmaktadır. Davaların yıllarca devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, davanın açıldığı tarih yerine davanın sona erme tarihine en yakın tarihin esas alınması daha hakkaniyetli olmaktadır.
Malın dava açılmadan önce devredilmesi halinde, malın devredildiği tarihteki halinin, karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alınacaktır. Örneğin malın devredildiği tarihte inşaat halinde olduğunu, sonrasında inşaatın tamamlanarak bina yapıldığını varsayalım. Bu durumda, inşaat halinin karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alınacaktır. 24.11.2023
Avukat
Mukaddes Geçgel Kaya
