Murisin sağlığında yapmış olduğu bağışlama işlemi, vefatından sonra belli şartların varlığı halinde tenkise tabi olabilmektedir. Tenkise tabi olan işlemler TMK m: 565’te sayılmıştır.

“Tenkise tabi kazandırmalar
MK m:565 – Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tabidir:
1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde adet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.”

Söz konusu madde tenkise tabi karşılıksız kazandırmaları belirtmiştir. Bu yazımızda sadece bağış işleminin tenkise tabi olduğu halleri belirteceğiz. Maddenin 3. ve 4. bendi bağış işleminin tenkise tabi olduğu hallerden bahsetmiştir. Üçüncü bent gereği, bağış işleminin kayıtsız şartsız tenkise tabi olabilmesi için dönme hakkının saklı tutulmuş olması ya da ölümden önceki bir yıl içinde yapılmış olması şartını aramaktadır. Bu durumda, miras bırakan dönme hakkını saklı tutmuş ya da, ölümünden önceki bir yıl içinde bağış yapmış ise başka araştırma yapılmadan, bağışa konu olan işlem doğrudan tenkise tabi olacaktır.

Muris dönme hakkını saklı tutmamışsa ve bağış işleminin üzerinden ölümden itibaren geriye doğru bir yılı aşkın süre geçmiş ise bu defa 4. Bent gereği inceleme yapılacaktır. Yani murisin bağışlamadaki kastına, saklı pay kurallarını etkisiz kılma, mirasçılardan mal kaçırma amacının olup olmadığına bakılması gerekmektedir.

Uygulamada genellikle, muris kendisine yardım eden, ihtiyacı olduğunda kendisine bakan kişiye, bu bakımın karşılığında minnet ve vefa borcu hissederek bağış yapmaktadır. Ya da bağış işlemini yaptığı esnada bakıma muhtaç olmasa da ileride bakacağı düşüncesi ile bağış yapabilmektedir. Eğer, muris minnet ve vefa borcu ya da ileride bakacağı düşüncesi ile bağış yapmış ise artık bu bağış işlemi tenkise tabi olmamaktadır.

Burada asıl sorun, murisin gerçek iradesinin minnet ve vefa borcu ya da ileride bakma düşüncesi olup olmadığını ispat noktasında toplanmaktadır. Her somut olayın durumuna göre mahkeme değerlendirme yapıp sonuca ulaşacaktır.

Y.1.H.D. 2018/122 E., 2020/3998 K.; “Somut olaya gelince, bağış tarihi ile murisin ölümü arasında bir seneden fazla süre geçtiği sabit olup; bu durumda, temlikin, mutlak tenkise tabi bir tasarruf niteliğinde bulunmadığı ve ancak; TMK’nın 565. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi gereğince mirasbırakanın saklı pay kurallarını ihlal kastı ile hareket ettiğinin ispatlanması halinde tenkise tabi tutulacağı açıktır. ”

Y.2.H.D. 2003/14445 E., 2003/16032 K.; “Davacı, murisin bağış işlemini saklı payını zedeleme kastı ile yaptığını gösterir herhangi bir delil göstermemiştir. Murisin mevcut olan tek bir dairesini bağışlamış olması başlı başına kastının bu yolda olduğunu göstermez.”

Y.1.H.D. 2015/7330 E., 2018/520 K.; “Bilindiği ve TMK’nın 565/4 maddesinde düzenlendiği üzere mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar tenkise tabidir….Davacılar, bağış işleminin saklı pay kurallarını zedeleme kastıyla yapıldığını kanıtlamış değildir. Bu durumda tenkis koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez.”

Minnet ve vefa borcu
Muris, sağlığında bir hastalığa yakalanmışsa, herhangi bir nedenden dolayı bakıma muhtaç hale gelmişse, zor zamanında kendisine yardım eden kişiye bu yardımın karşılığında malını bırakmak istemektedir. Bağış işlemi ile malını kendisine yardım eden, bakan kişiye vermektedir. Bağış işlemi her ne kadar karşılıksız yapılan bir işlem olsa da aslında burada bir karşılık vardır. Muris, kendisine bakılmasının karşılığında minnet ve vefa borcu hissederek bağışlama yapmaktadır. Bu tür durumlarda, bağış işlemi aslında karşılıklı olduğundan tenkise de tabi olmamaktadır.

Y.7.H.D. 2023/4328 E., 2024/4087 K. 25-09-2024 T.; “muris … tarafından davalı oğluna taşınmazın \”Kayıtsız ve şartsız ve bedelsiz olarak …\” hibe edildiği hususunun belirtildiği, davalı ve davacı tanıklar tarafından davalının murise baktığından dolayı murisin minnet duygusu ile hareket ederek devri yaptığının beyan edildiği, mahkemece bu doğrultuda davanın reddine yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı”

Y.1.H.D. 2021/458 E., 2021/5278 K. 07-10-2021 T.; “muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan eldeki davada murisin minnet duygusuyla taşınmazını davalıya temlik ettiği, işlemin muvazaalı olmadığı sabit olduğu”

Y.1.H.D. 2022/848 E., 2022/3015 K. 12-04-2022 T. “Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel, o da olmazsa tenkis istemli dava sonunda mirasbırakanın ölene kadar davalı oğlu ile birlikte yaşadığı ve oğlu tarafından bakıldığı için minnet duygusu ile taşınmazı davalıya devrettiği, devirden sonra taşınmazdaki binanın davalı tarafından yaptırıldığı, murisin taşınmazı davalıya devrindeki gerçek irade ve amacının diğer mirasçılarından mal kaçırmak olmadığı, yıllardır kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan davalı oğluna duyduğu minnet sonucu devri yaptığı gerekçesiyle davanın reddine”

Y.16.H.D.2010/4302 E., 2010/4128 K. Sayılı kararı; “Türk Medeni Kanunu’nun 565/4. maddesi miras bırakanın ölümünden bir yıl öncesi yapılan bağışların saklı pay kurallarını gidermek amacıyla yapıldığının ispat edilmesi halinde tenkise tabi tutulacağını hükme bağlamıştır. Miras bırakan dava konusu taşınmazını 21.11.1991 tarihinde intifa hakkı üzerinde kalmak koşulu ile kızı davalı N. ile torunu Z. E.’e kayıtsız ve şartsız bağışladıktan sonra, 26.09.2004 tarihinde ölmüştür. Toplanan delilerden davalı N.’ın annesine ölümüne kadar baktığı, tedavi ettirip, bütün giderlerini karşıladığı, davalı Z. E.’in de davalı ile muris tarafından büyütüldüğü, birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bağış işleminin davacının saklı payına tecavüz amacıyla yapıldığını gösterir bir delil de gösterilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde tenkise karar verilmiş olması isabetsiz olup… Bozulmasına”

İleride bakacağı düşüncesi
Bazı durumlarda muris, bağış işlemini yaptığı sırada bakıma muhtaç durumda olmayabilir. Ama ileride bakıma muhtaç olduğunda, kendisine bakacağını düşündüğü kişiye şimdiden mal bağışı yapabilir. Bağış işleminden sonra bakıma muhtaç olmuş ve kendine mal bağışlanan kişi de murise bakmış ise bu bağış işlemi de tenkise tabi olmayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No: 2017/1-1247, Karar No: 2020/47, Karar Tarihi: 23.01.2020 “davalı oğlunun gerek kendisi gerekse eşine o güne kadar sağladığı bakım ve desteğin yarattığı minnet duygusu ve yine ileride de bakacağı düşüncesi ile temlikte bulunduğunu göstermektedir. Nitekim, temlik tarihinden sonra da muris ve eşine davalının baktığı dosya kapsamı ile sabittir.”

Aynı şekilde de burada da bir karşılık vardır. Muris, bağışlama işleminden sonra da olsa bakılmış ve bir karşılık almıştır. Dolayısı ile karşılığı olan bu bağışlama işlemi de tenkise tabi değildir.